YETİŞKİNLİĞE GEÇİŞ
Bütün insanlar büyür, bazıları ise her zaman büyümeye çalışır ve zaman kaybı yaşadığını farkında bile değildir. Her ne olursa olsun tüm insanlar hayatı öğrenmeye çalışırlar; büyüyerek de, büyümeye çalışarak da. Eğer hayatı öğrenmek istiyorlarsa altı-yedi yıl bir dönemden geçmek zorundadırlar. Adının “ergenlik” olduğu bir dönemden.
Herkesin geçirdiği bir dönem bu. Büyümeye çalıştığımız, hayatın zorluklarıyla yüzleştiğimiz ve hayatı anlamaya çalıştığımız bir dönem. Ne yapıp edip yetişkin olmak istiyoruz. Bir an önce büyümek, üniversitede okumak, iş hayatına adım atmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak… Ne kadar çok şey var değil mi? Bir anda on sekiz yaşından otuz yaşına geldik. Ama her şey pat diye olmuyor. Eğer bunları yapmak ve tecrübelerimizi kullanarak tam hayalimizdeki gibi bir hayata sahip olmak istiyorsak, sabırla bu altı-yedi yılın geçmesini beklemeliyiz. Ama böyle bön bön oturarak da değil yani; hayatı öğrenerek, deneyim sahibi olarak ve hayatın yüzlerce olumsuz yönüyle yüzleşerek. Bütün bu deneyimleri kazanmak okumakla olur her şeyden önce.
Ben şu an on altı yaşındayım, seneye on yedi olacağım, sonra on sekiz, on dokuz, yirmi… derken yaşlanmış olacağım. Bir gün her şey bitecek. Ama her şey bitmeden hayatı tam tadında, mutlu mutlu, eğlene eğlene yaşamak istiyorsam, ergenlik yıllarımda edinebileceğim, sahip olabileceğim ne kadar çok tecrübe varsa –olumlu ya da olumsuz- sahip olmalıyım. Ama bu demek olmuyor ki, git kavga et, birini döv ya da dayak ye, sonra üzül; ondan sonra depresyona gir, bir süre sonra kendine gel; al sana tecrübe değil. Karşıma hayatla ilgili ne çıktıysa, bunu kendi lehime dönüştürmeliyim.
Yani olan her ne olduysa, bunu kendimin yararlanacağı biçimde işlemeli ve tecrübelerimin arasına yerleştirmeliyim. Eğer böyle yaparsak ergenlik yıllarımızı az sorunla geçirip, hayalimizdeki hayat için çalışabiliriz. Çalışmakla kalmayız belki, bu görkemli hayata ulaşabiliriz.
Ben de hayatımda kötü ve hüzünlü günler, haftalar hatta aylar geçirdim, gerek ergenliğimin başlangıcında, gerek ergenliğim devam ederken. Ama büyüdükçe, yani yetişkinliğe geçişte attığım her bir adımda anlıyorum ki bunlar birer çocuk oyuncağıymış. Yine de ben, böyle olsa da; bunlar zaten hiçbir şey, her şeyi kolayca atlatabilirim, kolayca büyüyebilirim; demiyorum ve hayat dediğimiz şey bu tür basit şeylerden mi ibaret, diye sormuyorum. Çünkü anlıyorum ki büyüdükçe geride bıraktığımız yıllar, edindiğimiz tecrübelerden sonra bize çocuk oyuncağıymış gibi geliyor. Çünkü anlıyorum ki, biz tecrübelerle büyüyüp, hayatı tanıyoruz ve öğrenmeye çalışıyoruz. Çünkü anlıyorum ki, bunlar büyümek için yapmamız gereken şeyler.
İşte, yetişkinliğe geçiş dediğimiz şeyler, bunlar. Bunlar bizim istediğimiz hayata ulaşma yönünde edinmememiz gereken tecrübeler. Ve bu tecrübelerin %99’u “ergenlik” denilen yetişkinliğe geçiş döneminde ediniliyor.
İstesek de istemesek de büyüyeceğiz. Rakamsal olarak da, ruhsal olarak da. Her şekilde. Aklınıza nasıl gelirse gelsin, herkes büyüyecek, yetişkin olacak. Ama önemli olan yetişkin olarak görünmek değil, yetişkin olabilmek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder