18 Şubat 2017 Cumartesi

Şubat Ayı Üçüncü Deneme Yazısı

DUYGULARIMIZA SAHİP OLMAK

     Çok mutlu oluyorum bir anda. Aklıma harika bir şey geliyor veya çok güzel bir şey oluyor, ardından sevincimden yerimde duramıyorum. Ama kısa bir süre içinde, tekrar bir şey oluyor ve moralim hemen düşüyor. Siz de bunun gibi şeyler yaşadınız mı hiç?

     Hayatımın geneli böyle işte. Kendimi herhangi bir şekilde motive edebiliyorum. Ne olursa olsun. Üzgünken mutlu, mutluyken daha mutlu duruma getirebiliyorum kendimi. Tam tersi şekilde, ne mutlu ne mutsuz olduğum bir zamanda bir anda kendimi öyle bir üzüyorum ki, şaşırıp kalırsınız. Ama yanlış anlamayın, psikolojik sorunlarım falan yok yani. Sadece anlatmak istedim. Ve sadece yazmak.

     Belki bu okuduklarınıza inanmıyorsunuz ya da size saçma geliyor. Olabilir, çok normal. Ha, belki de bunları siz de yaşıyorsunuz veya bunun gibi yetenekleriniz var -kendinizi bir anda üzebilmek gibi-. Bu da olabilir ve hatta bayağı normal. Fakat bunları okumanıza rağmen -eğer bunları yaşıyorsanız da yaşamanıza rağmen- neden olduğunu hiç sorguladınız mı?

     Neden bir anda mutlu oluyoruz ve ardından bir şey olup bu mutluluğu yok ediyor? Neden kendimizi mutluyken üzebiliyoruz veya bunu yapmak istiyoruz? Acaba bunlar dediğim gibi normal mi ve bu psikolojik bir sorun mu?

     Hepsinin ortak cevabı: Duygu değişimleri. Hatta ani ve büyük duygu değişimleri. İstenmeyen anda gelen mutluluk, bir anda akla gelen üzücü bir anın sebep olduğu hüzün, ardından gelen büyük hayaller ve motive olmak… Baksanıza, ilk başta mutluyduk, ardından üzüldük, en sonunda da hayal kurup kendimizi iyileştirdik. Peki bunları yaşamamıza ve bilmemize rağmen neden sorgulamadık? Daha doğrusu neden sorgulayamadık, hiç düşündünüz mü?

     Aslında, çok kolay olmayan ama kolay olmasa da uğraşıp bulunabilecek her şey gibi bir cevabı var bu sorunun: Sadece odaklanmak ve bir an için kendimizi duygularımızın ani gidişatına kaptırmamak. Bizim yapmamız gereken, bir kez olsa bile onların bizi değiştirmesine izin vermeyip bizim onları değiştirmemizi sağlamak.

     Çözümü bulmak benden, uygulamaya geçirmek sizden. Ne de olsa ben bir psikolog değilim, öyle değil mi?

     Hiçbir şey gibi, kendi duygularımızı kontrol altına almak, onları kendimiz işleyip gereken yerde kullanmak kolay bir iş değil. Bunu hepimiz farkındayızdır. Ama on altı yaşıma kadar edindiğim tecrübelerimi kullanarak söyleyebilirim ki; duygularımızı sadece istersek, uğraşırsak ve inanırsak kontrol altına alabiliriz. Onlar gelmez; bırakın gelmesinler zaten, biz gidelim, duygularımızı biz kullanalım ve mutlu bir şekilde yaşayalım, aniden üzülmeyelim, bir anda yerle bir olmayalım.


     Ancak yazdıklarımı uygularsak, hayatta istediğimiz gibi yaşayabiliriz, duyguları biz seçebiliriz ve istediğimiz gibi kullanabiliriz. Ne mutlu bize, ne mutlu duygularına hakim olana! Ama bilin ki bu duyguları kontrol altına alma işi hemen olmaz, hiçbir şey hemen olmaz aslında. Uğraşarak, çabalayarak yapmak lazım. Bu da dediğim gibi birkaç saniyeye odaklanarak olur. Saniyeler, işte hayatımızda bu kadar önemli. Çünkü saniyeler, bazen tamamen hayatımızı değiştirebilecek güce sahip.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder