DUYGULARIMIZA SAHİP OLMAK
Çok mutlu
oluyorum bir anda. Aklıma harika bir şey geliyor veya çok güzel bir şey oluyor,
ardından sevincimden yerimde duramıyorum. Ama kısa bir süre içinde, tekrar bir
şey oluyor ve moralim hemen düşüyor. Siz de bunun gibi şeyler yaşadınız mı hiç?
Hayatımın
geneli böyle işte. Kendimi herhangi bir şekilde motive edebiliyorum. Ne
olursa olsun. Üzgünken mutlu, mutluyken daha mutlu duruma getirebiliyorum
kendimi. Tam tersi şekilde, ne mutlu ne mutsuz olduğum bir zamanda bir anda
kendimi öyle bir üzüyorum ki, şaşırıp kalırsınız. Ama yanlış anlamayın,
psikolojik sorunlarım falan yok yani. Sadece anlatmak istedim. Ve sadece
yazmak.
Belki bu
okuduklarınıza inanmıyorsunuz ya da size saçma geliyor. Olabilir, çok normal.
Ha, belki de bunları siz de yaşıyorsunuz veya bunun gibi yetenekleriniz var
-kendinizi bir anda üzebilmek gibi-. Bu da olabilir ve hatta bayağı normal.
Fakat bunları okumanıza rağmen -eğer bunları yaşıyorsanız da yaşamanıza rağmen-
neden olduğunu hiç sorguladınız mı?
Neden bir
anda mutlu oluyoruz ve ardından bir şey olup bu mutluluğu yok ediyor? Neden
kendimizi mutluyken üzebiliyoruz veya bunu yapmak istiyoruz? Acaba bunlar
dediğim gibi normal mi ve bu psikolojik bir sorun mu?
Hepsinin
ortak cevabı: Duygu değişimleri. Hatta ani ve büyük duygu değişimleri.
İstenmeyen anda gelen mutluluk, bir anda akla gelen üzücü bir anın sebep olduğu
hüzün, ardından gelen büyük hayaller ve motive olmak… Baksanıza, ilk başta
mutluyduk, ardından üzüldük, en sonunda da hayal kurup kendimizi iyileştirdik.
Peki bunları yaşamamıza ve bilmemize rağmen neden sorgulamadık? Daha doğrusu
neden sorgulayamadık, hiç düşündünüz mü?
Aslında,
çok kolay olmayan ama kolay olmasa da uğraşıp bulunabilecek her şey gibi bir
cevabı var bu sorunun: Sadece odaklanmak ve bir an için kendimizi
duygularımızın ani gidişatına kaptırmamak. Bizim yapmamız gereken, bir kez olsa
bile onların bizi değiştirmesine izin vermeyip bizim onları değiştirmemizi
sağlamak.
Çözümü
bulmak benden, uygulamaya geçirmek sizden. Ne de olsa ben bir psikolog değilim,
öyle değil mi?
Hiçbir şey
gibi, kendi duygularımızı kontrol altına almak, onları kendimiz işleyip gereken
yerde kullanmak kolay bir iş değil. Bunu hepimiz farkındayızdır. Ama on altı
yaşıma kadar edindiğim tecrübelerimi kullanarak söyleyebilirim ki;
duygularımızı sadece istersek, uğraşırsak ve inanırsak kontrol altına
alabiliriz. Onlar gelmez; bırakın gelmesinler zaten, biz gidelim, duygularımızı
biz kullanalım ve mutlu bir şekilde yaşayalım, aniden üzülmeyelim, bir anda
yerle bir olmayalım.
Ancak
yazdıklarımı uygularsak, hayatta istediğimiz gibi yaşayabiliriz, duyguları biz
seçebiliriz ve istediğimiz gibi kullanabiliriz. Ne mutlu bize, ne mutlu
duygularına hakim olana! Ama bilin ki bu duyguları kontrol altına alma işi
hemen olmaz, hiçbir şey hemen olmaz aslında. Uğraşarak, çabalayarak yapmak
lazım. Bu da dediğim gibi birkaç saniyeye odaklanarak olur. Saniyeler, işte
hayatımızda bu kadar önemli. Çünkü saniyeler, bazen tamamen hayatımızı değiştirebilecek
güce sahip.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder