GERÇEK, YALAN, MUCİZE ve
DENEYİM
-1-
Hayat dediğimiz aslında mucizeler
bütünüdür. Yaptıklarımız, yapıyor olduklarımız ve yapacaklarımız belki de
olmayabilirdi veya olmayacak, öyle değil mi? Belki de bu yaptıklarımız ve
yapıyor olduklarımız bir mucize sonucu olmuştur; yapacaklarımız için de büyük
mucizeler bizi bekliyor olabilir.
* * * * *
-2-
Gerçekler, bizim yüzleşmeye korktuğumuz
şeylerdir. Bu yüzden yalanlar arkasında saklanarak daha mutlu ve stresten uzak
bir şekilde yaşarız. -Belki de böyle olduğunu düşünüyoruzdur.- Bu şekilde
yaşadığımız için de yaptığımız hataların farkına varamayız. Farkına varsak ve
bunları düzeltmek istesek bile çok geçtir. Çünkü bu durumda ihtiyacımız olan
şey gerçeklerdir ama yalanlar arkasında kök saldığımızdan dolayı değil
gerçeklere özür dileyip onların tarafına geçmek, yalanların çıkış kapısına bile
ulaşamayız.
İşte böyle olduğunda da mucizeler hemen
yardımımıza koşarlar. Anlamadığımız bir şey yapar ve bizi yalanlardan
kurtararak gerçeklerin tarafına geçmemizi sağlarlar.
* * * * *
-3-
Mucizeleri anlayıp onların nasıl bizi
kurtardığını anlamak ve anlatabilmek gerçekten çok zor bir iş. Aslında bunu
anlamak, mucizelere ihtiyaç duymadan çok güzel bir yaşam sürmekle eşdeğerdir.
* * * * *
-4-
Yalanlar da gerçekleri seçtiğimizde bize
kızar, sinirlenir ve gücenir. Çünkü yalanların büyümesi için en büyük besin biz
insanlarızdır. Onlar, her şeyi yanlış, ters ve bizim mutlu olacağımız bir
şekilde harmanlayıp önümüze koyarlar. Biz de sanki bunların hepsi gerçekmiş
gibi, bunlara kanıp bu şekilde yaşamayı tercih ederiz. Ama aslında karşı tarafta
hatalarımızdan ders çıkarmamızı bekleyen ve yalanlardan dolayı mucizelere
ihtiyaç duymadığımız bir hayat sunan gerçekler bizi bekliyordur.
Peki bu durumlarda ne yapmamız lazım,
biliyor muyuz? Gerçekler her zaman tercih edilebilir bir seçim mi? Yalanların
da olumlu yanları var mı?
* * * * *
-4-
Diyelim ki gerçekleri seçtik. Bu gerçekler
de bizim hatalarımızla yüzleşmemizi sağladı ama bunu sağlarken de zaman zaman
küçük düştük başkaları karşısında. Üzüldük, ağladık, hayata küsecek olduk belki
de. Yanı başımızda bekleyen yalanlar da bize sırıtıyor aynı zamanda. Adeta ‘Biz
sana dedik bizi seç diye’ diyorlar ve böylece ikilemde kalıyoruz. Gerçeklerin
tarafı mı yoksa yalanların tarafı mı diye düşünüyoruz.
Aslında
biliyoruz doğrusunu. Bu sefer de bize daha önceden edindiğimiz
tecrübeler yardım ediyor. Böylece tecrübelerin, gerçeklerin tarafında olduğunu
anlıyoruz. Bize gelip, daha önceden yaptığımız hataları hatırlatıyorlar, aynı
zamanda başkaları karşısında küçük düştüğümüz anları da. Ama amaçlarının bizi
güçlendirmek olduğunu anlıyoruz. Bir diğer amacının da hatalarımızı ancak onları
yenerek telafi edeceğimizi.
Yalanlar bu andan itibaren pes ediyorlar.
Çünkü herkesin yardımına koşan tecrübeleri kullanabilen güçte olan insanları
yenemeyeceklerini anlıyorlar. Biz de bu durumda kötü zamanlar geçirsek de
bunların bizim güçlenmemiz ve hayatı daha iyi anlamamız için gerekli şeyler
olduğunu idrak ediyoruz.
Peki mucizelere ne olduğunu merak etmiyor
muyuz?
* * * * *
-5-
Mucizeler aklımıza geldi, bir anda. Hani bizi
kurtaran, bizim ilk zor zamanımızda yanımızda olanlar… Onlara da teşekkür
etmemiz gerekiyor. Nedeni de bizim gerçeklerin tarafına geçmemizi sağlamaları, hata
yapsak da, yanlışlardan ders almasak da.
* * * * *
-6-
Artık anlıyoruz ki, yalanlar bir hiç.
Bizimle oyun oynayan, gerçek dışı hayatlar sunan birer pislik. Ama şükrediyoruz
gerçeklerin en önemlisi olduğuna. Bize hayatı öğretiyor gerçekler çünkü. Her ne
kadar üzülsek de amaçlarını bir kez daha anlıyoruz.
Hatalar yapılır, yanlış taraf seçilir ama
bunlar telafi edilemez şeyler değildir. Bunu anlarsanız eğer, hiçbir kimse
karşısında eğilmez ve çok güçlü olursunuz.
* * * * *
-7-
Anlayamadığımız ve en önemli şeylerden
biri şu: Her zaman hata yapabiliriz, önemli olan hatalardan ders çıkarmaktır.
Mart 2017
Ankara